Kendimi almışım avuçlarımın arasına, engellemişim işlevlerini yapmasını.
Kendimi korumak için yapmışım ama en aşağı çekmişim her seferinde.
Avuçlarıma alıp yola çıkmışım.
Sıkmışım bide avuçlarımı, her adımımda bir işlevini kapamışım.
Ağlatmak istemişler, göz yaşlarımın madenini yakmışım.
Kulağıma yalanlar fısıldamak istemişler, kesmişim kulaklarımı.
Öpmeye kalkmışlar zehirli dudaklarıyla, dudaklarımı mühürlemişim.
Konuşturmaya çalışmışlar kendi lisanları gibi, dilimi koparmışım.
Ayaklarıma kapanmışlar sözde af için, tekme atmamak için kırmışım bacaklarımı.
Aslında beni hiç sevmediklerini anlayabilmem için gözlerime bakarak haykırmışlar sevmediklerini, gözlerimi oymuşum.
Tam o sırada..
Biri gelir, sadece elimden tutmak ister.
Ellerim dolu,
Çizik
Yarık
Yanık
Kan..
Tutmak isterken elini, kendimden parçalar dökülür yere.
Onları yerden toplamaya çalışırım.
İyice dağılmışım.
Kim ki bu elimi tutmaya çalışan ?
Ne gözlerim ve ne kulaklarım.
Hepsi ellerimde paramparça.
Nasıl birleştiricem bilmiyorum, düşünemiyorum, yolda düşürmüş olmalıyım.
Ama gururluyum, kimse yüzünden değil bu.
Kendim yaptım, sürünmeye aynen devam.
Elimden tutmaya çalışan hırslı, o da sürünüyor benimle.
Tekme de atamıyorum ki gitsin diye, bacaklarımı kırmışımtım önceden avuçlarımda onlar.
İyi mi kötü mü diye hissetmeye çalışıyorum ama kalbim..
Yoldayken o kadar sıkmışım ki avuçlarımda kendi kendimin kalbini kırmışım.
Ellerime saplanmış tüm parçaları, kanıyor..
Yok olmaya başlıyorum.
Ellerimde kendim, sürünmekten aşınmış ellerim.
Güçsüz ellerim..
Yanımdaki tutuyor ellerimi, direniyorum ama halsizim.
Önünde yap-boz gibi duruyorum.
Her parçamı eline alıp inceliyor, ağlıyor.
Düşünüyor.
Ama yılmıyor, parçalarımı teker teker inceledikçe hırslanıyor.
Yapacak bir şeyim yok, bırakıyorum kendimi ona.
Birleştiriyor her parçamı teker teker.
Ve tekrar ayaktayım.
Topallıyorum, az duyuyorum, bulanık görüyorum, konuşmalarım anlaşılmıyor.
Ama ayaktayım.
Elimden tutuyor sıkı sıkı, acıyor elim ama bırakmıyorum.
Yürümeye devam ediyoruz.
Kim bu diye bakıyorum gözlerimi kısıp, birkaç kişi görüyorum.
Şaşı oldum sanıyorum ama hayır birkaç kişiler.
Ailem ve ailemden saydıklarım bana bakıyor umutla, gözleri dolu.
Unutmuşum ben onları ama onlar unutmamış.
Kim bilir ne çok tutmak istemişlerdir elimi de ben zarar vericekler korkusuyla kaçmışım hep onlardan.
Ne çok üzmüşümdür onları, diğerleriyle aynı kefeye koyarak.
Yanaklarım ıslanıyor, ne ki bu ?
Ağlıyorum.
Doğru kişiler için.
Kötü bir şey değilmiş ağlamak, sarılıyorum hepsine hıçkıra hıçkıra ağlıyorum yaptıklarım için.
Kızmıyorlar hiç, onlar da ağlıyorlar.
Yürümeye devam ediyoruz.
Görmek, duymak, kızmak, hissetmek istemediğim herşeyi yolda giderken gösteriyorlar bana.
Yüzleri hatırlıyorum, hiç bir zaman silinmeyecek beynimde, yenileri de eklenecek.
Sevmediğim bir kaç kavramla saldırıyorlar bana,
Yalan
Utanmazlık
Riyakarlık
Ahlaksızlık
İftira
Kaypaklık
Erdemsizlik
Cahillik.
Avuçlarımdaki elleri sıkıyorum, yine kendimi parçalamamak için.
Yanımdakiler için
Karşılıksız sevgi için
Fedakarlık için
Dostluk için.
Onlara bakıyorum tepkilerine,
inanamıyorum !
Gülüyorlar, eğleniyorlar.
Ben ise onların ellerini sıkıyorum, iftiralara çığlık çığlık cevap veriyorum, entrikaları görüp ağlıyorum.
Yürümeye devam ediyoruz.
Sesim kısılıyor çığlıklarımdan, anlamıyorlar !
Anlatıyorum. Anlamıyorlar.
Düşünme yetimi veriyorlar bana yanımdakiler.
Ben yanımdakilerin bana yaptıkları fedakarlığa da ağlıyorum, uzağımdakilerin bana yaptıklarına da ..
Ne anlamı kaldı benim gözyaşlarımın ?
Yenileniyorum.
Güle oynaya yürümeye devam ediyoruz.
Koşuyoruz bazen.
Bazen kocaman kayalar çıkıyor karşımıza
Kule yapıyoruz kendimizden, en hafifimizi tepeye çıkarıyoruz, ip sarkıtıyor bizi de çekiyor yanına.
Dilimizde en sevdiğimiz şarkı, ağzımız kulağımızda, ellerimiz ellerimizde.
Yola devam..
Aynen devam ediyoruz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder