Kalen olacak en başta. Sahilin en güvenli yerine gideceksin ya da belki bir sirk alanına.
Bir kova, biraz da kum gerekecek sana.
Kumdan kalenin surlarını ıslak kumla yapacaksın ki sağlam olsun.
Donanmanı iyi seçmelisin, onların silahları var seni zaaflarından vuracaklardır, dikkatli olmalısın.
Bir kaç kağıt, bir kaç boncuk ve kurşun askerler gerekecek sana.
Kağıttan gemiler yapmalısın, ağacını iyi seç ki kağıtların sağlam olsun, onların kalemleri tükenmez nefretleri gibi.
Sapanına boncuklarını yerleştir, en parlaklarını seç, onların demirden kurşunlarının gözlerini alsın masumluğun.
Kurşun askerlerini iyi seçmelisin, gülen yüzlü olanları al, onların öfkeli suratlarına gülsünler hep.
Savaş var dışarıda, nedenini kimse bilmiyor, nedenini kimse anlamıyor.
İstemesende içindesin bu savaşın.
Ama 'sen' olarak savaş.
Değiştiremesinler benliğini.
Onlar o kadar bencillerdir ki, kendi iç savaşlarının acısını senden çıkartırlar.
İzle onları, gör, tanı.
Ama değişme.
Alma görünmez çemberinin içine, açma kalbinin kapısını.
Çalsın dursun zilin, en güzel şarkını duy o zilde, açasın gelmesin hiç.
İzlerken düşürme yüzünü, dudaklarına kulaklarını özletme sakın.
Kulaklarından ve dudaklarından nefret ederler, amaçları; onları ayırmaktır sonsuza kadar.
Kork insanlardan! İnsanlar çıldırmışlar!
Ama korkunla yaşamayı iyi öğren.
Günlerce uğraştığın, en ince ayrıntısına kadar özenle yaptığın kaleni tek bir tekmeyle yıkacaklardır.
Onlar emek nedir bilmezler. Sevgiyi de bilmezler.
Sevgi nedir ? Sevgi emektir.
Onlar sadece kendilerini bilirler, sorsan onu da anlatamazlar.
Pes etme sakın!
Yıkıldıkça bir daha yap kumdan kaleni.
Çocukken de en sevdiğin oyun değil miydi bu zaten ?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder